Türkiye’nin mağdur kolluk gücü!

Onlar, Türkiye’nin mağdur kolluk gücü!

Güvenlik ve düzeni sağlamak, kollamakla görevli ‘Kolluk Güçleri’ arasında, kendileri mağdur olanlar var.
Şiddete karşı…

Belirli meslekleri yapanlara koruyucu, caydırıcı yasal düzenle düşünürken, her gün ve her an ölümle bile karşı karşıya bulunan çok önemli bir memuriyet, akıllara bile gelmiyor.

Zabıtalar…

Belediyeleri kolluk gücü durumundaki zabıtalar, görevleri sırasında bıçaklı, palalı saldırılarla bile karşılaşıyorlar.
Ölümle tehdit ediliyorlar.
Üstelik…

Onları savunacak, kurumsal avukat yok.

Çünkü…

Yasa böyle!

Mudanya’daki seyyar büfe ve satış operasyonlarında, bıçaklı saldırı girişimini ve tehditlerini, yeniden yaşamışlardı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin nöbetçi zabıta komiseri Abdullah Acar, ayağı ezilen köpeğin ihbarla imdadına koşacak kadar da, kurumsal ve insani sorumluluklarına, yeni, en güzel örneği sergiliyor.
Onlar, kolluk gücü!

Böyle bir görev e tanımına rağmen…

Özel güvenlik elemanlarının taşıdıkları en basit yetki ve üzerlerindeki caydırıcı unsunlara bile sahip bulunmuyorlar.

Asker, polis ve özel güvenlik gibi üniforma taşıyorlar, kentler için büyük görev ve sorumluluk taşıyorlar, ancak…

Belirli mesleklerde bulunanlar, münferit saldırı ve şiddet eylemleriyle karşılaşırlarken, zabıta memurları ise, ve tümü ve her gün sözlü ve fiziki saldırıyla karşılaşıyorlar.

Evlerine telefon edilerek, “Aileni düşünmüyor musun?” denilenler de olurken, her yeni güne de, mesleki özgüven ve cesaretle başlıyorlar.

Özel idari haklara, sahip değiller. Yeni ek gösterge kapsamında yoklar. Ertesi günü izin olsa da, aralıksız 12 saat mesai günleri oluyor.

Asker ve polisin, olaylara müdahalesinde sonra görülmeyen sivil ve siyasi baskılarla da, yine onlar karşılaşıyorlar.

Yasama talep ve takip refleksine sahip Bursa’da, milletvekilleri ve belediye başkanlarından, Ankara’nın nezdinde beklentiler, umutla var olmaya devam ediyor.