BELEDİYE ZABITASININ TRAFİKTEKİ YETKİLERİ - Belediye Zabıtası
 BELEDİYE ZABITASININ TRAFİKTEKİ YETKİLERİ
BELEDİYE ZABITASININ TRAFİKTEKİ YETKİLERİ

 Tarih : 27.01.2010 - 12:10:21 


Bilindiği üzere yürürlüğe giren 5216 ve 5393 sayılı belediye kanunları ile belediyelere daha geniş yetki ve sorumluluklar verilmiştir.


BELEDİYE ZABITASININ TRAFİKTEKİ YETKİLERİ
Bilindiği üzere yürürlüğe giren 5216 ve 5393 sayılı belediye kanunları ile belediyelere daha geniş yetki ve sorumluluklar verilmiştir. Belediyeler bu sorumluluklarını yerine getirirken zaman zaman diğer kurumlar ile işbirliği içerisinde görev yapmak durumunda kalmaktadır. Bunun en bariz örneği ve günümüzde ciddi boyutlara ulaşan sorunların en başında trafik yer almaktadır.
Ülkemizde Trafik konusunda bir çok yetkili kurum ve kuruluş bulunmaktadır. Ancak motorlu araçların seyir halindeki ve duraklama hallerindeki her türlü denetim ve kontrol yetkisi Emniyet trafik birimlerinin sorumluluğundadır zira 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu böyle emretmektedir. Peki bu kanun belediyelere yetki vermemişmidir?
İsterseniz bu durumu ilgili Kanun maddesine bakarak inceleyelim:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 10;
   BELEDİYE TRAFİK BİRİMLERİ,GÖREV VE YETKİLERİ:
    Madde 10 - (Değişik madde: 18/01/1985 - KHK 245/3 md.; Aynen kabul: 28/03/1985 - 3176/3 md.)
    Bu Kanunla belediyelere verilen görevler il ve ilçe trafik komisyonları ve mahalli trafik birimleri ile işbirliği yapılarak yürütülür.
    a) Kuruluş
    Her belediye başkanlığı bünyesinde, hizmet kapasitesi gözönünde tutularak İçişleri Bakanlığınca tespit edilecek ölçülere ve genel hükümlere göre, belediye trafik şube müdürlüğü, şefliği veya memurluğu kurulur.
    b) Görev ve yetkiler
    1. Yapım ve bakımından sorumlu olduğu yolları trafik düzeni ve güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmak,
    2. Gerekli görülen kavşaklara ve yerlere trafik ışıklı işaretleri, işaret levhaları koymak ve yer işaretlemeleri yapmak,
    3. Karayolu yapısında ve üzerinde yapılacak çalışmalarda gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve denetlemek,
    4. Karayolunda trafik için tehlike teşkil eden engelleri gece veya gündüze göre kolayca görülebilecek şekilde işaretlemek veya ortadan kaldırmak,
    5. Yol yapısı veya işaretleme yetersizliği yüzünden trafik kazalarının vukubulduğu yerlerde, yetkililerce teklif edilen tedbirleri almak,
    6. Çocuklar için trafik eğitim tesisleri yapmak veya yapılmasını sağlamak,
    7. Bu Kanun ve bu Kanuna göre çıkarılan yönetmeliklerle verilen diğer görevleri yapmak.
    (Ek fıkra: 25/06/1988 - KHK 330/2 md.)
    Madde 11 - (Mülga madde: 18/01/1985 - KHK 245/16 md.)
            Bu demek oluyor ki, Karayolları Trafik Kanununda belediyelerin trafik açısından yetkileri sınırlıdır.
 
            Dilerseniz olayı bir de Belediye Kanunları açısından inceleyelim:
Belediye Kanununun 14. maddesinin (a) bendinde, “İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; ….. hizmetlerini yapar veya yaptırır…”;  15. maddesinin (p) bendinde ise, “Kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.” hükümleri yer almaktadır.
Büyükşehir Belediyesi Kanununun, Büyükşehir Belediyesinin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenleyen 7. maddesinin (f) bendi, “Büyükşehir ulaşım ana plânını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini plânlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergâhlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek. şeklinde düzenlenmiştir.
Görülüyor ki her iki belediye kanunu da belediyelere sınırlı yetkiler vermiş ve bu yetkilerini de kullanırken ilgili mevzuat hükümlerine uygun hareket edilmesini emretmiştir. Bilindiği üzere Karayolları Trafik Kanunu özel bir kanundur ve trafik düzeni ile alakalı konular bu kanun içerisinde yorumlanmıştır.
Peki ne oldu da son zamanlarda sanki belediye zabıtasının Trafik konusunda daha geniş yetkileri varmış gibi algılanmaya başlanılmıştır ?
Bu sorunun yanıtı aslında çok basit. Ülkemiz hızla gelişmekte ve bu gelişmişlikle orantılı olarak ülkemizdeki motorlu taşıt sayısı artmakta, şehirlerimizde yeterli alt yapı olmamasından dolayı da bu araçların şehir içerisindeki hareketleri olumsuzluklara sebep olmaktadır.
Öyle ya, siz şehir planlaması yaparken otopark alanları ve ilerisini düşünerek geniş yollar planlamaz iseniz, araç sayısının artması karşısında çaresizlik içerisine düşülmesi kaçınılmazdır. Özellikle büyükşehirlerde park sorunu had safhada bulunmaktadır. Ama ne  enteresandır ki bütün belediyeler bina ruhsatı verirken bina sahiplerinden “otopark” bedelini almaktadır. Araç sayısı fazla olmadığı dönemlerde, bir belediye şehrin muhtelif noktalarına otopark için yatırım yaparsa, bu konuda yapılan yatırımlar  beldede yaşayan halk tarafından “paralarımız çarçur ediliyor, ölü yatırımlar yapılıyor” şeklinde eleştiri alabilir. Bu yüzden olsa gerek, kimse uzun vadeli planlar ile uğraşmayı pek tercih etmemektedir.
Hal böyle iken, son zamanlarda şehirlerde araç trafiğinin artması dolayısı ile “Trafik” ciddi sorunlar ortaya çıkarmaya başlamış ve bu durumdan rahatsız olan halk soruna bir an evvel çözüm bulunmasının beklentisi içine girmiştir. Zamanında alınmayan önlemler, mevcut yöneticileri de zor durumda bırakmış ve çareler aranmaya başlanmıştır.
İşte bu zorunluluk ve mecburiyet üzerine bazı yerel yöneticiler ve vatandaşlar 2918 sayılı Trafik Kanununu ileri sürerek aslında belediye zabıtalarının da trafik konusunda yetkili olduğunu ama bu yetkisini kullanmadığını düşünmüşler, belediye zabıtalarının trafik denetimleri yapması yönünde talimatlar ve görevlendirmeler yapmaya başlamışlardır.
Ancak; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda zikredilen “Trafik Zabıtası” ibaresi maalesef kamuoyu tarafından yanlış algılanmakta ve “zabıta” ibaresi nedeni ile belediye zabıtasının kast edildiği kanısına varıldığı görülmektedir. Aslında haksız da sayılmazlar, zira hala daha bir çok mevzuatta “polis” ibaresinin karşılığı olarak “zabıta” ibaresi kullanılmakta ve belediye zabıtası ile kolluk kuvveti olan emniyet teşkilatı mensupları hep karıştırılmaktadır. Yasalarımızda geçen “zabıta” ibaresinin karşılığı “polis, Jandarma” gibi kolluk görevi olan silahlı birimlerdir. Şimdi bu satırları okuyan bazı meslektaşlarım “efendim, biz de kolluk sayılırız” diyebilirler ancak; belediye zabıtaları 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda “genel idare hizmetleri” sınıfında sayılmaktadır. O yüzden belediye zabıtasının bir kolluk görevi yoktur.
Biz tekrar Trafik konusuna dönelim, yasa koyucular ve belediye idarecileri trafik sorununun ancak yerinden çözülebileceği noktasında birleşmiş ve bu konuda yeni bir düzenlemenin yapılmasının kaçınılmaz olduğu noktasında birleşilmiştir.
Tam da bu noktada bazı belediyeler özellikle kaldırımların araçlar tarafından işgallerinin önüne geçilebilmesi için, en azından bir çalışma başlatma çabasına girişmişler, fakat bu durum ortaya yetki çakışmasını çıkarmıştır. Belediyeler kaldırımları işgal eden motorlu araç sahipleri hakkında Kabahatler Kanununa göre işlem yapmaya başlamışlar, bu arada plakası belli ancak sürücüsü bulunamayan araçların sahiplerine ulaşma noktasında emniyet birimlerinden yardım istemişlerdir. İşte bu aşamada, emniyet birimleri devreye girerek “Bu konu emniyet trafik birimlerinin konusudur, dolayısı ile belediye zabıtalarının motorlu araçlara ceza yazma yetkileri bulunmamaktadır” demişler ve bunu bir genelge ile belediyelere göndermişlerdir. (Genelgeyi yazımızın sonunda bulabilirsiniz)
İşin özüne bakıldığında emniyet birimleri bu konuda haksız sayılmazlar, ancak ortada çözülmesi gereken bir sorun vardır ve bu sorun giderek büyümektedir. Bu durum hem yerel yöneticiler ve hem de genel yöneticiler tarafından gözlemlenmiş olacak ki; yeni yapılacak olan bir takım yasal düzenlemeler ile belediyelere de trafik açısından bazı yetkilerin verilmesi gündeme alınmıştır.
Peki nedir bu verilecek yetkiler?
1- 5393 sayılı Belediye Kanununun 15. Maddesinde  şöyle bir düzenleme yapılması düşünülmektedir. “Belediye sınırları ve mücavir alan sınırları içinde yetkili kurumlar tarafından belirlenmiş ve ilan edilmiş araç park yerleri ile otoparklar dışındaki park edilmesi yasaklanmış yerlere park eden araçlara bu kanunda öngörülen cezalar belediye tarafından yetkilendirilmiş görevliler tarafından  verilir ve uygulanır.  Yasak yerlere park edilen araçlar belediye tarafından park yerlerine çekilir veya çektirilir” 
2- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda yapılacak bir düzenleme ile, duran trafikte motorlu araçlara ceza yazma ve çekme yetkisi belediye trafik görevlilerine verilmesi düşünülmektedir.
3- Aynı zamanda, Elektronik Denetleme Sistemi bulunan belediyelere, trafik kuralı ihlali yapan araçları tespit etmeleri halinde bu araç ilgilileri hakkında ceza yazma ve bu cezayı tahsil etme yetkisi verilmesi de gündemdedir.
Değişiklik tekliflerinde bir konu dikkatinizi çekti mi bilmiyorum. Teklif edilen yasa önerilerinde hep “belediye trafik görevlileri” ibaresi geçmektedir. Yani belediye zabıtası tanımlanmamaktadır. Bunun da nedeni, yine bazı kanunlarda yapılacak değişiklikler ile belediyelerde “Trafik Müdürlükleri” oluşturulması düşünülmekte (ki bu zaten bazı belediyeler için Norm Kadrolarda sayılmıştır) ve bu birimde görev yapacak kişilerde de, konusu ile ilgili en az yüksekokul mezuniyeti şartı aranmaktadır.
Kısacası bu gün itibarı ile belediyelerin ve dolayısı ile belediye zabıtalarının ne motorlu araçlara ceza yazma yetkisi, ne de bu araçları çekme yetkisi bulunmamaktadır. Ancak; belediyeler ilgili emniyet müdürlükleri ile bir protokol yaparak, araçlarını kendileri temin etmek şartı ile emniyet birimleri nezaretinde araç çekme yetkisini kısmen alabilirler. Bunun dışında maalesef belediye zabıtalarının motorlu araçlara ceza yazma yetkileri bulunmamaktadır.
Bizler umut ediyoruz ki, yeni yasal düzenlemeler bir an evvel yapılır ve özellikle kaldırım ve yasak yere park eden araç ilgililerine ceza yazma yetkisi bir an evvel belediyelere verilir. Tabii bu yetki verilirken araçların plaka sorgulama sistemlerinin de belediyelere açılması gerekmektedir. Zira araç ilgilisine ulaşabilmenin tek yolu o araç ile ilgili resmi kayıtların sorgulanması ile mümkündür.
Yoksa, meydan, cadde, sokak veya yayaların gelip geçtiği kaldırımlar üzerindeki araç parklanmalarında, inşaat atık ve artıklarını veya hafriyatları bunların toplanmasına veya depolanmasına özgü yerler dışına atıp kaçan araçların sahiplerinin tespitinde yine yazışmalar yaparak plaka adres bilgileri alınmaya çalışılacak ise, bu durum gereksiz yazışmalar ve kırtasiye masrafları ile bürokrasinin artmasına ve sorunun bir an evvel çözümünden uzaklaşılmasına sebep olacaktır.
 

TC.

İÇİŞLERİ BAKANLıĞI

Emniyet Genel Müdürlüğü

 

Sayı     :B.05.1.EGM:0.85.03.03.32065                                       27/04/2009        

Konu   : Araçlarda kullanılan ayırım işaretleri                                     

ve belediye görevlilerince yapılan işlemler                                                    126493

 

 

                                                              

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 28 inci ve bu Kanuna bağlı Yönetmeliğin 62 nci maddelerinde, Emniyet Teşkilatına ait araçlarda kullanılan ayırım işaretleri ile boyama şeklinin, diğer resmi ve özel kuruluşlarla, gerçek ve tüzel kişilere ait araçlarda kullanılamayacağı ve bu hükme aylan olarak boyanan ve ayırım işareti kullanan araçların aykırılık giderilinceye kadar trafikten men edileceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, aynı Kanun'un 26 ncı, Yönetmeliğin 60 inci maddeleri; araçlarda sesli ve ışıklı donanımların kullanılmasını özel izne bağlamış, yine Kanun'un 71 inci ve Yönetmeliğin 141 inci maddelerinde de geçiş üstünlüğüne sahip araçlar ile bunlara sevk ve idaresi hakkında uygulanacak esas, usul ve kurallar ile bu araçlarda bulundurulacak sesli ve ışıklı cihazların nasıl olacağı belirlenmiştir.

Geçiş üstünlüğü hakkı ancak kanunun tayin etmiş olduğu, acil bir hastayı veya yaralıyı sağlık kuruluşuna götüren veya almaya giden ambulanslara, yangın mahalline gitmekte olan itfaiye araçları  ile trafik ve asayişe müessir olaylara müdahale amacıyla polis araçlarına, alarm sırasında sivil savunma hizmetlerinde görevli bulunan araçlar ile koruma hizmetlerinde görevli ve korunan araçlara verilmiştir.

         Bu sayılan şartların oluşması halinde anılan araçlarca, ancak sesli uyan işareti olan siren veya görülür uyan işareti olan tepe lambaları ; "cankurtaran araçlarında, trafik ve genel zabıtaya ait araçlarda mavi-kırmızı veya mavi. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sadece trafik hizmetlerine tahsis edilen araçlarında mavi, itfaiye ve sivil savunma araçlarında kırınızı renk ve ışık veren ve normal hava şartlarında 150 metreden görülebilen, dönerli veya aralıklı yanıp sönen lambalı cihazlar" gibi ışıklı ikaz işaretlerinin kullanılması Kanun gereğidir.                                                

Öte yandan, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 143 üncü maddesinde “gördükleri hizmet bakımından özel hükümler uygulanacak araçlar” belirlenmiş olup, karayolu yapısı ve kentsel yapının yapım, onarım, bakım ve işletilmesi ve karayolunun temizlenmesi işlerinde kullanılan araçlar ile kurtarıcı araçların SARI renkli ışıklı uyan işareti bulundurması öngörülmüş, ancak bu uyan işaretinin kendilerine geçiş üstünlüğü hakkını vermeyeceği sadece bu araçların kendilerini belli etmek ve tehlikesizce sürülmeleri ve karayolunu kullananların uyarılması amacı ile kullanılacağı belirtilmektedir.

         Kanun ve Yönetmeliğin amir hükümlerine rağmen, son zamanlarda bazı kamu kurum ve kuruluşlarına ait hizmet araçlarına tepe lambası ve siren gibi uyarı işaretlerinin takıldığı, Emniyet Teşkilatına ait araçlarda kullanılan ayrım işaretleri ile boyama şeklinin kullanıldığı, ayrıca geçiş üstünlüğüne sahip araç sürücülerinin de geçiş üstünlüğü hakkını şartların oluşmadığı zamanlarda ve gereksiz yere kullandıkları merkezden yapılan denetimler ve Bakanlığımıza intikal eden başvurulardan anlaşılmıştır Yukarıda belirtilen ihlallerin tespiti halinde araç ve sürücüleri hakkında gerekli yasal işlemlerin ve yaptıranlara kesintisiz şekilde ve kararlılıkla uygulanması gerekmektedir.

        Ayrıca, son zamanlarda bazı belediye görevlilerince; "Karayolları Trafik Kanuna ve Yönetmeliği'nde belirtilen yer ve hallerde (karayolu üzerine, yaya yolu ve geçitlerine) hatalı park eden araç sürücülerine, 5326' sayılı Kabahatler Kanunu'nun 38 nci maddesi (Yetkili makamların açık ve yazılı izni olmaksızın meydan, cadde, sokak veya yayaların gelip geçtiği kaldırımları işgal eden veya buralarda mal satışa arz eden kişiye, belediye zabıta görevlileri tarafından …. Türk Lirası idari para cezası verilir) gerekçe gösterilerek cezai işlem uygulandığı, ayrıca bu araçların kurtarıcı veya çekiciler vasıtasıyla kaldırılarak, belli bir yerde muhafaza altına alındığı" anlaşılmaktadır.

        Yasaklara aykırı park etmiş araçlara (kaldırımlara da park etse) sadece Karayolları Trafik Kanunu'nun 5,6 ve 114 üncü maddelerinde görevli ve yetkili kılınan görevlilerce idari yaptırım karar tutanağı düzenlenecek ve bulunduğu yerden kaldırılmasına karar verildiği durumlarda da, özel tertibatlı bir araçla (kurtarıcı veya çekici) çekilerek otoparklarda muhafaza altına alınması işlemleri bizzat trafik zabıtasınca veya nezaretinde yapılacaktır.

Konunun ilgili birimlerce titizlikle takip edilmesini ve uygulamada herhangi bir yetki aşımına ve aksaklığa meydan verilmemesini,

Rica ederim

                                                                                                                                     Osman GÜNEŞ

                                                                                                                                           Vali

                                                                                                                                         Bakan a.

                                                                                                                                         Müsteşar

DAĞITIM:

81 İl Valiliğine,

Jandarma Genel Komutanlığına,

Mahalli İdareler Genel Müdürlüğüne


Bu Kategorideki Diger Haberler

 

   © Copyright - 2009- Belediye Zabıtası - Tüm Hakları Saklıdır. 

statcounter free invisible