Zabıta teşkilatının sorunlar karşısında daha etkili olabilmesi için, daha geniş yetkilerle donatılması gerektiğini belirten Fatih Belediye Başkanı Demir, özellikle trafik ve gıda denetimleri hususunda ileriye dönük yetki artırımının kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Demir, “Zabıta teşkilatı, alt yapı olarak bu nevi denetimlere en uygun birimdir” şeklinde konuştu.
Sayın Başkanım sizi bir de kendi ağzınızdan dinlemek ve tanımak isteriz…
1959’da Diyarbakır’da doğdum. Orta ve lise eğitimimi Kahramanmaraş’ta tamamladım. 1983 yılında İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldum. 1983 yılından beri, diş hekimi olan eşimle birlikte Fatih’te serbest diş hekimi olarak çalıştım. Ancak Fatih Belediye Başkanı seçildiğim 2004’ten beri diş hekimliğine ara verdim. Diş hekimliğim döneminde İstanbul Diş Hekimleri Dostluk ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanlığı’nı yaptım. 1998-2000 yıllarında Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptım.
Ak Parti İstanbul İl Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi olarak, Haziran 2003’te yapılan Ak
Parti İl Kongresi’nden sonra Ak Parti İstanbul İl Başkan Yardımcılığı, Halkla İlişkiler Başkanlığı görevinde bulundum.
28 Mart 2004 tarihinden bu yana Fatih Belediye Başkanı olarak görev yapıyorum. 29 Mart 2009 Yerel Seçimleri’nde yeniden Ak Parti’nin Fatih Belediye Başkan Adayı oldum. Halkımız da teveccüh gösterdi ve beni yeniden bu göreve layık buldu. Fatih Belediyesi tarihinde ikinci kez seçilen ilk başkan oldum. Evli ve iki çocuk babasıyım.

Özellikle zabıta teşkilatınızın yapısı ve zabıtanızın çalışmaları hakkındaki düşüncelerinizi öğrenmek için buradayız. Kısaca zabıta biriminizle ilgili bilgi verir misiniz?
Belediyemizin zabıta teşkilatı, tarihi bir kentin sorumluluğu ve bilinciyle ‘sağlıklı bir kent’ oluşturmak ve içinde yaşayan insanların mutluluğunu sağlamak amacıyla hizmet vermektedir. Zabıta Müdürlüğümüz halkımızın mahalli ve müşterek ihtiyaçları karşılamayı, nizam ve intizamı sağlamayı en önemli görev addetmiştir. Bünyesinde 5 Bölge Karakolu, Seyyar Ekip, Pazar Ekibi, Denetim Ekibi, Trafik ve Hazır Ekip bulunmaktadır ve 7 gün 24 saat görev yapmaktadır.
Belediye suçları bakımından ilçenizde gördüğünüz en önemli sorun hangisidir? Çözümü konusunda hangi çalışmaları yapmaktasınız?
İstanbul’un en köklü yerleşim merkezi olan ve sahip olduğu dünya kültür mirasına ait hazinelerle sadece İstanbul’un değil, dünyanın da gözbebeği sayılan Fatih, 29 Mart 2009 yerel seçimleri sonrası Eminönü ilçesi ile resmen birleşmiş ve böylelikle hizmet alanımız genişlemiştir. İlçemizin bu yeni coğrafyasında en önemli sorun olarak, Eminönü Bölgesi’ndeki kangren haline gelmiş olan işgal ve seyyar işporta problemi öne çıkmaktadır. Bu problemi çözmek için Zabıta Müdürlüğümüzün ekip sayısı arttırılmış; seyyar ve işgal faaliyetleri ile özverili bir şekilde mücadele verilmiştir. Bu konuda ekiplerimizin başarılı çalışmalar gerçekleştirdiğini söyleyebilirim.

Eminönü ilçesiyle birleşmenin diğer birimlerinizde olduğu gibi zabıta çalışmaları konusundaki artıları ve eksileri nelerdir?
Biliyorsunuz, Eminönü ve Fatih, Suriçi İstanbul’dur ve gerçekte de bir bütündür. Ancak, Eminönü bölgesi zaman içinde yapısal değişikliğe uğramış ve yerleşimin hemen hemen hiç kalmadığı, ticari işletme ağırlıklı bir bölgeye dönüşmüştür. Dolayısıyla bu bölge, zabıtanın görev alanına giren, yüzlerce, binlerce ticari işletmenin bulunduğu, mutlaka denetim altında olması gereken bir bölge haline gelmiştir. Öte yandan, Fatih, 2009 Yerel Seçimleri sonrasında, İstanbul’un ve hatta Türkiye’nin en önemli turistik ve ticari merkezi olmuştur. Fatih Belediyesi olarak, hem vatandaşlarımızın, hem turistlerin hem de alışveriş için gelenlerin memnun olacağı bir hizmet vermemiz gerekir. Zaten ekip arkadaşlarımız da bu bilinçle, tam bir uyum içinde çalışarak, görevlerini yapıyorlar. Mevcut problemlerin de en kısa zamanda giderilmesine çalışılıyor.
Zabıta teşkilatının bugünü ve gelecekteki konumu hakkında ne düşünüyorsunuz?
Öncelikle geçmiş yıllara göre zabıta teşkilatının daha kurumsal olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü artık zabıta teşkilatı gerek araç-gereç ve donanım, gerek kılık-kıyafet ve tek kimlik kullanımı konusunda mesafe kat etmiş, dolayısıyla çağın gereklerini bir bir yerine getirmeye başlamıştır. Ancak zabıta teşkilatının sorunlar karşısında daha etkili olması için daha geniş yetkilerle donanması gerekmektedir. Özellikle trafik ve gıda denetimleri hususunda ileriye dönük yetki artırımı kaçınılmaz hale gelmiştir.

Belediye suçlarının önlenmesi noktasına hangi yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır?
Söylediğim gibi Fatih ilçemiz, İstanbul’un en önemli ticari merkezlerinden biridir. Bölgede binlerce ticari işletme yer almakta. Bu işyerlerinin büyük kısmı faaliyetlerini yasal olarak sürdürürken, gayri yasal faaliyet gösteren işletmeler de vardır. Bunun önüne geçmek için kontrol sistemi uygulamalarında caydırıcılık olmalıdır. Mesela gıda üretim yerlerinde zabıtanın yetkileri oldukça kısıtlıdır. Zabıtalar imalathaneleri ve gıda üretim yerlerini sadece sağlık, veteriner vs. gibi yerlerden eleman alıp denetleyebilmektedir. Oysaki 1608 sayılı yasada ve zabıtayı ilgilendiren diğer kanunlarda farklı düzenlemelere gidilerek, Zabıta Müdürlüğü bünyesine Gıda Mühendisi kadrosu verilip bu sorun çözülebilir. Yani gıda imalathanelerinin denetimi personeli çok kısıtlı olan İl Tarım Müdürlüğü’nün denetiminden alınıp zabıtaya bırakılabilir. Bence, zabıta teşkilatı, alt yapı olarak da bu nevi denetimlere en uygun birimdir.
Son dönemde birçok araştırmada memnuniyet düzeyi en yüksek ilçe olarak ilan edildiniz. Bize kısaca yönetim anlayışınızdan bahseder misiniz?
Samimi olmak, gönülden çalışmak, iyi bir ekibe sahip olmak, projeyi üretirken de uygularken de sürekli halkla iç içe olmak, halkın düşüncelerini almak, onları gerçekten önemsemek… Bunlar bizim yönetim anlayışımızın gereği olan prensiplerimiz. Bunları yapınca başarı zaten geliyor.
Ne mutlu bize ki, halkımız da ilk dönem yaptığımız çalışmalarımızı takdir etti ve 29 Mart 2009 seçimlerinde teveccüh göstererek bizi yine bu göreve seçti. Elbette ben bu başarıyı şahsım olarak değil, belediye personelimizin başarısına ve hizmetlerimizden duyulan memnuniyete bağlıyorum. Biz, Fatih Belediyesi olarak gerçekten çok çalışıyoruz. Ben dâhil, tüm ekibim, Fatihlileri can kulağı ile dinliyor ve onların isteklerini dikkate alıyoruz. Çünkü zaten burada bulunma amacınız halkımıza hizmet etmek. Biz bu düşünceden hareketle hiçbir zaman halktan kopuk iş yapmadık. Her yaptığımız projede o bölgede oturan ve kullanan insanların fikrini aldık, projelerimizi onların istekleri ve beklentileri doğrultusunda şekillendirdik. Olabildiğince şeffaf olduk. Hesap verebilirliği esas aldık. Bence başarının temellerini bunlarda aramak gerekir.

Özellikle başarmayı istediğiniz hedefiniz nedir? Zabıta teşkilatının hayalinizdeki yeri neresidir?
Bu topraklar, bize Fatih Sultan Mehmet’in emaneti… Bu nedenle, görevde olduğum bu dönemi de en iyi şekilde değerlendirmek, gelecekte çocuklarımızın yaptığımız işlerden dolayı bizden razı olacağı işler yapmak istiyorum. Bugün bize kadar ulaşmayı başarmış, binlerce yılın değerlerini gelecek kuşaklara aktaramazsam, onlar için daha aydınlık, daha müreffeh bir Fatih bırakamazsam, sadece günü kurtarmış olurum ki, bu bizim yönetim anlayışımıza uygun bir yaklaşım değildir. O zaman omuzlarıma aldığım bu sorumluluğu hakkıyla yerine getirememiş olurum ki, bunun hesabını kendime bile veremem. Bu nedenle, farkındaysanız, ekiplerimiz durmaksızın çalışıyor. Fatih’i daha aydınlık, daha müreffeh bir hale getirmeye gayret ediyor. Yarınlarımız olan çocuklarımızı daha donanımlı olarak yetiştirmek için okullarımızın ihtiyaçlarını asli görevimiz olmamasına rağmen, gidermeye çalışıyoruz. Mesela, Ocak ayı başında tanıtımını yaptığımız Akıllı Tahtaları hatırlayın. İlçemizdeki tüm ilköğretim okullarının 1 ve 2. sınıflarını akıllı tahta sistemi ile donattık. 2 yıl içinde de Fatih’teki tüm ilköğretim okullarını akıllı tahta sistemi kuracağız. Çünkü çocuklarımızın iyi yetişmesini istiyoruz. Onlarca tarihi eseri, restore ediyor ve yok olup gitmemesi ve gelecek kuşaklara taşınması için, büyük çaba sarf ediyoruz.

Zabıta teşkilatına gelince; ben zaten Fatih Belediyesi zabıtasının örnek bir zabıta olduğunu düşünüyorum. Çünkü pek çok belediye ile kıyaslanınca, hizmet yükü en ağır bölgelerden birinde hizmet verdiklerini görebilirsiniz. Elbette, Fatih Zabıtası’nın da eksikleri vardır. Bunlar zaman içinde çözülebilecek eksikliklerdir. Ama zabıta teşkilatının içinde yabancı dil konuşan, gerekli eğitimleri almış çalışanların sayısının artmasını isterim.
Halkımızın gözündeki zabıta imajının yenilenmesi anlamında herhangi bir çalışmanız bulunmakta mıdır?
Şimdi geçmişte, zabıta imajıyla ilgili genel anlamda olumsuz bir algılama vardı. Amacımız zabıtayı bu imajdan kurtarmak ve yeni bir vizyon geliştirerek, teknik donanım bilgisine sahip, yabancı dil bilen, daha aktif bir profil oluşturmak…
Fatih Belediyesi olarak, biz de halkımıza iyi ve kaliteli bir hizmet vermeyi ilke edinen Zabıta teşkilatımıza Bilgisayar, Halkla iletişim, İnsan Psikolojisi ve Empati konularında seminerler düzenledik ve düzenlemeye devam ediyoruz. Eğitimlerimiz sayesinde hedefimize büyük ölçüde yaklaştığımızı söyleyebilirim.

Belediye Zabıtası Dayanışma Vakfımızın (Zabıta Vakfı) ve Zabıta Gazetemizin çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz? Tavsiye ve talepleriniz nelerdir?
Öncelikle, Zabıta Gazetesi’ne çok teşekkür ederim. Tüm Türkiye’de binlerce zabıtamızın ilgiyle takip ettiği gazetenizde çalışmalarımızdan bahsetme fırsatı bulduk. Ayrıca bu ziyaretiniz sırasında Zabıta Vakfı’nı da daha yakından tanıma imkanı bulduk. Vakfınızın ve gazetenizin çok önemli bir misyon üstlendiğini düşünüyorum. Bence, gazeteniz, web siteniz de dahil olmak üzere ülkemizdeki tüm zabıtaların sesi olmuş durumda. Biz Fatih Belediyesi olarak gazetenizdeki yazılardan çok yararlanıyoruz. Kim bilir, bizim çalışmalarımız da başka arkadaşlara ışık tutabilir. Bu anlamda da çalışmanızın çok önemli yararları olduğunu düşünüyorum. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Sizin aracılığınızla, tüm zabıtalarımıza işlerinde kolaylıklar dilerim.